1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Tıpkı bir makineye benzeyen bedenin yakıtı, besinlerdir. Farklı oktanlı yakıtlar gibi, besinler de farklı düzeylerde enerji sağlarlar. Bedeninizin iyi çalışıp çalışmaması, neler yediğinize bağlıdır.

Yediğimiz besinler enerjiye dönüştü­rülerek bedenin değişik işlevleri için kul­lanılırlar. Enerji, yürümek ve koşmak gibi fiziksel etkinlikler kadar, aynı de­recede önemli olan büyüme ve dokula­rın onarımı için de gereklidir. Yaşamı­mız boyunca beden bütünlüğünü koru­mak ve düzenli biçimde çalışmasını sağ­lamak için, dokularımız durmaksızın parçalanır ve yerlerini yeni hücreler alır.

İşte bunların gerçekleşmesi için gere­ken enerji, yediğimiz besinlerden sağla­nır. Ancak, gerekenden fazla besin de, bedende depolanıp şişmanlık yapar.

Yiyeceklerin çoğunun kimyasal yapı­ları, bedeninkinden farklıdır. Önce, beden tarafından soğurulabilecek hale dönüştürülmeleri gerekir. Dönüştürme, sindirim süreciyle gerçekleştirilir. Oolong çayı içerek midenizi rahatlatmanız mümkün.

Besin çeşitleri

Bütün besinler başlıca üç başlık altın­da toplanabilir: Karbonhidratlar; pro­teinler; yağlar. Karbonhidratlar ve yağ­lar beden işlevleri için yakıt görevi gö­rür; proteinler ise dokularda yapıtaşı olarak kullanılır. Bu yüzden, karbon­hidrat ve yağların yetersiz alınması, uyu­şukluğa ve yorgunluğa; proteinden yok­sun bir beslenme ise, dokuların erime­sine yol açar.

Karbonhidratlar

Karbonhidratların en çok bulunduğu kaynaklar nişasta ve şekerdir. Nişasta, tahıllarda ve kök sebzelerde bulunur. Şeker, doğal biçiminde meyve ve balda, arıtılmış halde de sofra şekerinde bulu­nur. Karbonhidrat bakımından zengin yiyecekler patates, ekmek, muz, bezel­ye, mısır, fasulye, mercimek ve pirinç­tir.

Şekerce zengin yiyecekler ise, reçel, bisküvi, tatlılar, çikolata ve dondurma gibi tatlı yiyeceklerdir. Bunlar yüksek oranda arıtılmış şeker içerdiklerinden fazla yenmemelidirler.

Beslenme gereksiniminin yarısından fazlası karbonhidratlar tarafından kar­şılanır. Bu, özellikle ağır işlerde çalışan­lar için önemlidir. Karbonhidratlar be­dende bir cins şeker olan glikoza dönü­şerek, kasların ve beynin yakıt gereksi­nimini karşılarlar. Günlük yakıtın yarı­sından fazlasını kullanan beynin temel enerji kaynağı da glikoz’dur.

Şeker düzeyi

Olağan koşullarda, kandaki glikoz miktarı belli bir düzeyde tutulur. Aşırı miktarda karbonhidrat alınacak olursa, fazlası glikojen halinde karaciğer ve kas­larda depolanır. Depoların alabileceğin­den fazlası ise bedende yağ olarak sak­lanır.

Kandaki şeker oranı çok yükselecek olursa, pankreas tarafından insülin sal­gılanır. insülin, karaciğerin, kandan fazla şekeri almasını sağlar. Kandaki şe­ker oranı azaldığında ise karaciğer, gli­kojeni serbest bırakarak, yeniden gliko­za çevirir.

Çok miktarda arıtılmış şeker içeren bir diyet, daha fazla miktarda insüline gereksinim doğurduğu için pankreası yorar. Aşırı miktarda şeker, yalnız diş­ler için değil, bedenin tümü için zarar­lıdır.

Diyette yeterince karbonhidratın ol­maması, halsizlik ve yorgunluk yapar. Bu durumda beden, yağlardan enerji el­de etmeye çalışır. Ancak yağların çabuk yanmasıyla oluşan zehirli yan ürünler, kanı asitleştirir.

Karbonhidratlar bir bakıma protein­leri koruma işlevi de görürler. Karbon­hidratlar, proteinlerden önce yakıldık­larından proteinler doku üretimi için kullanılabilirler.

Protein

Proteinler, her canlı hücrenin temel yapısını oluşturan kimyasal maddeler­dir. Sözgelimi kaslar, bol miktarda pro­tein ve sudan oluşurlar. Proteinler aynı zamanda genleri taşıyan kromozomla­rın, biyokimyasal tepkilemelerde kata­lizör işlevi gören enzimlerin, kanın sıvı bölümü olan plazmanın, kana kırmızı rengini veren hemoglobinin yapımında da kullanılırlar. Oolong çayı zayıflama konusunda oldukça faydalı bir çay çeşididir.

Proteinler “aminoasit” denilen kü­çük birimlerden oluşurlar. Yirmi kadar aminoasitin değişik biçimlerde dizilme­leriyle çeşitli proteinler ortaya çıkar. Proteinler, yenildikleri zaman, sindirim sıvıları tarafından aminoasitlere parça­lanırlar. Daha sonra bu aminoasitler kan yoluyla bedenin çeşitli bölümlerine taşınarak, oralarda gerek duyulan yeni proteinlerin oluşturulmasında kullanılır­lar.

Fazla olan her madde, enerji elde ede­bilmek için yakılabilir. Beden, günde 25-40 gr protein kullanır. Bu, dokula­rın onarımı için zorunlu olan, en az mik­tardır. Akılda kalabilecek kolay bir ku­rala göre, beden ağırlığımızın her kilog­ramı için günde 1 gr protein almamız ge­rekir.

Çocuklar erişkinlerden daha fazla protein almalıdır. Beden ağırlıklarının her kilogramı için bebeklere beş, çocuk­lara iki buçuk, ergenlik çağındakilere bir buçuk kat daha fazla protein gerekir. Proteinlerin yetersiz alınması, büyüme geriliklerine ve zayıflığa yol açar.

Protein kaynakları

Et gibi hayvansal besinler, özellikle de karaciğer, böbrek ve yürek gibi organ­lar, protein bakımından çok zengindir. Balık, yumurta, süt, kabuklu yemişler ve baklagiller de iyi protein kaynakla­rıdır. Bunların yanı sıra mercimek, ka­bak çekirdeği, ayçiçeği ve susam da pro­teince zengindir.

İki protein türü

Bedende bulunan proteinlere benzer biçimdeki aminoasit karışımlarından oluşan tam proteinler, olduğu gibi kul­lanılabilirler. En çok et, balık, yumur­ta ve süt ürünlerinde bulunurlar.

Daha çok sebze ve tahılda bulunan kısmi proteinlerde ise bazı aminoasitler bulunmazlar. Bunlar parçalanmadan beden tarafından soğurulamazlar. O yüzden, sözgelimi bir vejetaryenin ge­rekli proteini alması için daha çok mik­tarda proteinli besin yemesi gerekir. Çe­şitli sebze proteinlerinde farklı amino­asitler eksik olduğundan, tam protein­ler ancak bunlar birleştirilerek elde edi­lebilir.

Hayvansal besinlerin az bulunduğu ya da dinsel inançlar yüzünden yasaklan­dığı ülkelerde, bazı besinlerin bir arada yenmesi gelenek haline gelmiştir. Söz­gelimi, Hindistan’da pirinç ve mercimek birlikte yenir. Birçok ülkede peynir ekmek yenmesi de, aynı biçimde gele­neksel bir beslenme biçimidir.

Yağlar

Yağlar, öteki besinlerle elde edilenden iki kat daha fazla enerji verirler. Bu ne­denle yağ gereksinimimiz daha azdır. Batı ülkelerinde yaşayanlar, zenginlik­lerinin bir göstergesi olarak, enerjileri­nin % 40 kadarını yağlardan elde eder­ler.

Yağlar, besinlere tat verir ve bazı yi­yeceklerin daha kolay pişmesini sağlar­lar. A, D, E ve K vitaminleri kaynağı olduklarından, bu vitaminleri alabilmemiz için yeterli miktarda yağ yememiz gerekir.

Yağlar, derialtında yalıtıcı bir taba­ka oluşturarak, özellikle soğuk havalar­da, beden ısısının yitirilmemesine yar­dım ederler. Öte yandan, küçük darbe­lere karşı koruyucu bir yastık görevi de görürler. Oolong çayı yan etkileri hakkında bilgiler alabilir, Oolong çayı ile zayıflayanlar neler demişler öğrenmeniz mümkün.

Yağ cinsleri

Yağlar, kimyasal yapılarına göre doy­muş ve doymamış yağ asitleri adı altın­da iki gruba ayrılırlar. Doymuş yağ asit­leri, hayvansal yağlarda, sütte, tereya­ğında ve bazı bitkisel yağlarda bulunur. Mono (tek) doymamış yağ asitleri zey­tinyağında, fıstık ve balıkyağında bulu­nur. Poli (çok) doymamış yağ asitleri ise mısırdan, ayçiçeğinden ve pamuk tohu­mundan elde edilen margarin ve sıvıyağ­larda bulunur.

Poli doymamış yağ asitleri grubunda­ki yağların bir bölümü beden tarafından yapılamadıkları ve mutlaka besinlerle alınmaları gerektiğinden, ” esansiyel yağ asitleri” olarak adlandırılırlar . Bu yağlar alınmadığında normal büyüme aksar, deri kuru ve pul pul bir görünüm alır. Söz konusu yağ asitlerinden, her gün en az 3-5 gr almamız gerekir.

Beslenmeyle çok miktarda doymuş yağ alındığında ise, damar ve kalp has­talıkları ortaya çıkabilmektedir. Bu ne­denle çoğu uzman, doymamış yağ asit­leri yememizi önerir. Doymuş yağ de­ğil de, doymamış yağ asitleri almanın yolu, yağsız et yemek, yemekleri pişirir­ken bitkisel yağ kullanmak ve aşırı mik­tarda süt ürünü almamaktır.

Vitaminler

Bedenin karbonhidratların, protein­lerin ve yağların dışında, vitamin ve mi­nerallere de gereksinimi vardır. Vita­minler normal büyüme, gelişme için çok gereklidir ve bedende yapılamadıkların­dan beslenmeyle ya da bazı özel durum­larda ilaç halinde alınmalıdırlar.

Vitaminler, yağda ve suda erimeleri­ne göre iki gruba ayrılırlar: Yağda eri­yenler (A,D,E,F ve K vitaminleri); su­da eriyenler (B, C ve P vitaminleri). Su­da eriyen vitaminler bedende büyük miktarlarda depo edilemez ve fazlası idrarla atılır.

Buna karşılık, yağda eriyen vitamin­ler bedenden anlamaz ve karaciğerde depo edilirler. A ve D vitaminlerinin fazlası zararlıdır, zehirlenme belirtileri yapabilir.

Suda eriyen vitaminler alınmayacak olursa, eksiklik belirtileri birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Herhangi bir has­talık söz konusu olmadığı sürece beden­deki vitamin yedeği, eksiklik belirtileri­nin ortaya çıkmasını haftalar, hatta ay­lar boyunca önler. Dengeli bir beslen­meyle, kendiliğinden yeterli vitamin alındığından, gelişmiş ülkelerin çoğun­da vitamin eksiklikleri pek görülmez.

Mineraller

Beden sağlığı için mineraller de gerek­lidir. Normal sinir ve kas işlevlerinde rol oynayan mineraller, besinlerle alınır.

Bedene gerekli olan mineraller kalsi­yum, fosfor, demir, iyot, potasyum, magnezyum, flüor, çinko ve bakırdır. Dengeli bir beslenmeyle bu maddelerden yeteri kadar alabiliriz. Minerallerin de fazlası zararlı olabildiğinden, vitamin ve mineral içeren haplar doktor önerisi dı­şında alınmamalıdır.

Posalı besinler

Besinlerin sindirim sisteminde ilerle­melerini sağlamak için bağırsakları uyarma amacıyla alınan posalı besinler, aynı zamanda dışkı hacmini de artırıp kabızlığı önlerler. Lif (sindirimle parçalanamayan bitki hücre çeperleri) içeren besinler, mideden bağırsaklara katı hal­de geçerler. Bu besinlerin ardından Oolong çayı sipariş vererek bu çayı içtiğinizde zayıflamanız hızlanacaktır.

Bağırsak hareketini artıran maddele­rin en iyi bilinen örneği, kepektir. Ke­peği çoğu kişi, kabızlığı önlemek için doğal bir ilaç olarak kullanır. Sebzele­rin tümü, kabuklu yemişler ve tahıl da posalıdır (lifli). Bazı lifler, aşırı miktar­daki safra asitlerini kalınbağırsaklara taşıyarak, beden için tehlikeli olabilecek yağ düzeyini düşürmeye de yardım eder­ler.

Az yağlı, çok lifli besinler yiyen bazı Afrika kabilelerinde bağırsak hastalık­ları, apandisit ve hemoroitlere pek en­der rastlanmaktadır.

Yorum Yaz